Aşılar, vücudumuzda bulunan hafıza hücrelerinin yardımıyla bağışıklık sistemimizi geliştirmemizi amaçlayan tıbbi koruyucu uygulamalardır. Aşılar, virüslere karşı geliştirilmekte olup geliştirilen bu aşıların özellikleri birbirine göre farklılık gösterir. Aşıları yapısal anlamda 3 farklı kategoride inceleyebiliriz. Bunlar:

  • Canlı aşılar,
  • Cansız aşılar,
  • Endotoksin ve ekzotoksinlerden üretilen aşılar.

Canlı Aşılar Nelerdir?

Canlı aşılar, hastalık etkeni olan virüsün canlı ve zayıflatılmış bir formda bulundurularak, hastalığa karşı bağışıklığın sağlanmasını amaçlayan aşı türüdür. Virüsler genel yapıları gereğince, yaşayabilmek için bir canlı organizmaya ihtiyaç duyar. Bu sebeple bu canlı aşının, canlılığını sürdürebilmesi için bir organizma bulunması aşılar için mümkün olmayacağından yapısal olarak dondurularak saklanır ve soğuk zincir ile transfer edilir. Canlı aşılara en iyi örnek çocuk felci yani polio aşısıdır. Büyük bir etkinliği olan bu aşı sayesinde polio virüsü neredeyse eredike (ortadan kaldırılma) edilmiş durumdadır.

Cansız Aşılar Nelerdir?

Cansız aşılar, hastalık etkeni olan virüslerin canlı olarak verilmesi durumunda büyük komplikasyonlarla karşılaşılacağından, çoğunlukla cansız aşı formu tercih edilmektedir. Bu tip aşılar 4-8 derece aralığında muhafaza edilir. Bunun sebebi içerisinde bulunan biyokimyasal yapıların bütünlüğünü korumasıdır. Bozulmaması için dolaba koyulan sebze meyveler şeklinde söylenirse bu konunun hassasiyeti açısından daha açıklayıcı olur.

Cansız aşılar, bağışıklama oranları canlı aşılara göre düşük olduğundan genellikle birden fazla doz halinde uygulanırlar. Bu aşılara en iyi örnek hepatit aşılarıdır. Hepatit-A ve Hepatit- B olmak üzere iki formu bulunan bu aşılar 3 doz halinde uygulanır. Hepatit A; 0- 6- 18 ay şeklinde uygulanırken, Hepatit B;  0-1-6 ay şeklinde uygulanır. Bu dozların ilkinde bağışıklığın sağlanması mümkündür. Ancak aynı şekilde tüm dozların tamamlanması halinde bile bağışıklık sağlanmayabilir. Bu sebeple yapılan kan testleri bağışıklamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini gösterecektir.

Endotoksin ve Ekzotoksinlerden Elde Edilen Aşılar Nelerdir?

Endotoksin yani hücre içi, ekzotoksin yani hücre dışı demektir. Hücre içi ya da dışı farketmeksizin bazı virüslerin kendisi değil salgıladıkları bu toksinler hastalık yapıcı etkiye sahiptir. Bu toksinlerin zayıflatılması ile elde edilen aşılara en iyi örnek tetanosdur. Ekzotoksinleri yoluyla hastalık yapıcı etkiye ulaşan tetanos virüsünün etkilerinin ortadan kaldırılması ve bağışıklığın sağlanabilmesi için, aynı toksinin zayıflatılmış halinin vücuda verilmesi sağlanır.

Aşıların Faydaları Nelerdir?

Aşılar, oldukça kolay uygulanabilirlik ve temin gibi birçok avantaja sahiptir. Bir aşıyı basit bir enjektör ya da damlalıkla bir sağlık personeli kolaylıkla uygulayabilir. Günümüz dünyasında birçok aşı, sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz yapılmaktadır. Örneğin araba kazalarında profilaksi maksadıyla tetanos aşısı yapılmaktadır. Ayrıca eczanelerden de ücrete tabi olarak aşı temin etmek mümkündür.

Aşıların yaygın olarak kullanıldığı günümüzde en büyük sorun aşıların geliştirme maliyetidir. Çok büyük araştırmalar ve büyük bütçeler ile aşılar bulunabilmektedir.

Aynı Aşıyı Tekrar Olmak Zararlı mı?

Bazen unutulduğundan bazense yeterli kayıt düzeninin olmamasından dolayı aynı aşıların tekrar vurulması urumu söz konusu olabilir. Peki bu durumun vücuda herhangi bir zararı var mıdır?

Vücudumuzda bulunan hafıza hücreleri, vücudumuza virüs girdiği anda bağışıklığın sağlanması için, bu hücreleri hafızaya alır. Daha sonra aynı DNA/RNA yapısına sahip virüs vücuda girdinde, vücutta hastalık belirtisi gösterebilecek süre bile yaşayamadan yok edilir. Aynı şey toksinler için de geçerlidir.

Bağışıklığı sağlanmış ve hafıza hücrelerin tarafından kayıt altına alınmış bir virüse ait aynı aşı tekrar olunduğunda, bu aşının içinde bulunan virüs ve toksinler aynı bağışıklık etkisi altında kalarak yok edileceklerdir. Yani bu durumda yüksek maliyetleri olan bir aşı boşa gitmiş olacaktır.

Bu durumların dışında özellikle canlı aşılarda mümkün olduğunca aşı tekrarından kaçınılmalıdır. Canlı aşının vücuda verilmesinden sonra hastalık geçirilebileceğinden bu durum önem taşımaktadır.

Aşılar Ne Kadar Bağışıklık Sağlar?

Aşıların temel özelliği, o hücre yapısına ait bir bağışıklığın kazanılabilmesidir. Bu nedenle de virüsün ya da toksinlerinin yapısal değişiklikleri bağışıklığın kaybolmasına sebep olacaktır. Örneğin tetanos virüsü 10- 15 yıl arasında kendisini hücresel olarak yeniler ve mutasyona uğrar. Bu süre menenjit için 5, grip için 1 yıldır. Bu sebeple de aşılar geliştirilirken ve bağışıklık süreleri hesaplanırken, genetik mutasyona uğradıkları süreler esas alınır. Ancak hesaplama yapılırken, yanılma payı da dikkate alınır. Örneğin; menenjit virüsünün mutasyon süresi 5 yıl iken aşısının bağışıklık süresi 2 yıldır.